SEYAHAT

Çomakdağ Köyü

Nerden?

Bursa’dan..

Hayırdır?

Köyünüzün methini duydum da geldim.

İyi yapmışsın, çay içermisin?

İçerim, söylerseniz.

 

Bu dialoglarla başlayan, her gidişimde dahada akrabalaşan bir dostluk , bir çiçek köyü Çomakdağ.

 

Her daim misafirlere, her daim yabancılara aşina bir köy, erkek veyahut kadınların saçlarına kulak arkalarına çiçek takıp gezen, güzel kokmak ve süslenmek amaçlı sıra dışı ve şaşırtıcı bir köy.Aslında köy demeye şahit ister, alışkanlıkları ve yaşama bakışları bambaşka bir yer burası. Ama etrafa göz gezdirince köylerin olmazsa olmaz bazı öğelerini, burada bulursunuz..İlk gidişim bundan üç sene önce idi. Köyün girişindeki kahvede zaman geçirmiştim. Gelen misafirlere, köyün geleneklerini ve yaşamını anlatan Hasan abi ile koyu bir sohbete dalmıştım ki! Köyün en yaşlısını sordum, bana aşağı mahalledeki teyzeden, bahsetti.Gitmek için sabırlık duyduğumu belli etmeden, acaba nasıl bir yüz diyede merak etmiştim. İlk uğrağımız,  küçük evcikti. Dünle bugünü ustaca kaynaştıran bir mimari üslup taşıyan. .El işçiliği ile yapılmış, kapılar, taş duvarlar, el nakışları, bakır taslar, eski bir radyo, kepenkleri işlemeleri bir pencere, kapısında bizi karşılayan gül yüzlü ev sahibiyle, masal kitaplarından fırlamış gibi duran, bir ev.

Yöreye özgü kayrak taşından yapıldığını, baca tepelerinde yarım ay ya da kartal başı şeklinde figürler olduğunu. Antik yapılardaki akroterlerden esinlenmiş bu tarz bacalara başka bir yerde rastlanmadığını sonradan öğrendim.. Evlerin dış görünüşleri kadar içleri de oldukça renkli ve etkileyici idi.

Veda edip evden, ayrılıyoruz.

 

Bir yandan yürüyüp, bir yandan sohbete devam ediyoruz.Köyün Yörük olduğunu , zeytin ve ipek böcekçiliği ile uğraş verdiğini, geçimlerinize bu yolla sağladığını anlatıyor, Hasan ağabey.

 

Eskiden, zeytinyağınızda köyde işlendiğini, artan maliyet giderlerinden sonra büyük fabrikaların rekabetine direnemediğinize ekliyor söze.Üzülüyorum, keşke yaşasaydı , harabeleşmeye yüz tutmuş, o güzelim atölye .

Sanki bozulmamak , sıradanlaşmamak için bu kadar yukarılara kayaların üzerine kurulmuş bu köy.

 

Kapısına vardığımız evin sahibine seslendi Hasan ağabey.Selamımızı verdikten sonra,  köyün en yaşlısı ve şaşırtıcı yüzüyle Melek Nene ile tanışmış oldum, sonraki zamanlarda hayatımdaki en önemli çehrelerden, biri oldu nenem.

Başına sardığı örtüsü, üstüne taktığı, çiçekleri, yüzündeki ve ellerindeki yaşanmışlık müthişti.Gözleri iyi görmediğinden , dokunarak beni tanımaya çalışmış, tekrar geleceğim sözünü vererek, yanından ayrılmıştım. Önemli bir sürecin başlangıcı olan , o günden sonra köye her varışım, yeniden beni o günün heyecanıyla sarmalayıp, mutlu ediyor.

 

Çomak dağ ,  Muğla ilinin Milas ilçesine bağlı bir köydür.

Çomak dağ köyü  İzmir-Milas yolu üzerinde,  Beşparmak dağlarına (antik çağdaki ismi Latmos) tırmanılarak Kafaca köyüne   kadar asfalt, sonrasında stabilizedir ve yol üzerinde, Epçe köyü’nde sola yukarı ayrılan yönde Çomakdağ-Kızılağaç köyü yer almaktadır) varılan ve dağlara sırtını dayamış küçük (300 haneli) bir yerleşim merkezidir.

Bir gün yolunuz, milasa düşerse, bu köye uğramayı ve bir masalın içinde yer almayı , dilerseniz…Bekleriz. Masalın sonu gelmeden ve varolanlar tükenmeden, lütfen gecikmeyin..

 

Yazı ve Resim Telif Hakkı ; Erden Cantürk

  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover
  • Text Hover

Yazar


Avatar